|
Yazıma nerden başlayayım diye çok düşündüm ama bir türlü karar veremedim. Yurt dışında geçirdiğim 4 aylık bir süreci kısaca size anlatmak istedim. Üniversiteye başladığımdan bu yana sürekli yurt dışına gitme isteğim vardı. Ama bunu son sınıfta gerçekleştirebildim. Okulda bölümüm turizm ve otel işletmeciliği. Bu yüzden orda da otelde çalışmak istedim ama karşılaştığımız bazı problemlerden dolayı otel işimiz olmadı. Bu yüzden 4 kişi olarak başladığımız Amerika serüveninde yalnız kaldım. Biraz inat birazda hırsla bu yaz ben bu ülkeye gideceğim dedim. Bütün işlere baktım ve fast food ( hamburger, pizza, patates kızartması vs…) satışı kulağıma hoş geldi ve seçtim.
Ülkeye vardığımda epey afalladım. Nerdeyse dünyanın diğer ucundaydım. Ülkemden 7 saat gerideydim. Cep telefonum yoktu, internetim yoktu. Türkiye yıkılsa haberim olmayacaktı. Bu psikoloji ilk hafta epey etkiledi beni. Fakat en büyük sorunum yemekti. Amerika yemek kültürü nerdeyse sıfır olan bir ülke. Kahvaltı, öğle yemeği, akşam yemeği hemen hemen hepsi hamburger kola ve patates kızartmasından oluşuyor. Sebzeler, meyveler ve etler hepsi dondurulmuş ve güneyden gelmekte. Taze besin bulmanız çok zor. Doğal olarak hiç bir şey yemek istemiyorsunuz. Ürünlerin geneli domuz eti ile yapılmakta. Bütün bunları göz önünde bulundurduğunuzda yiyebileceğiniz çok küçük bir menü ortaya çıkıyor.
Amerika ‘ da beni üzen çok şey oldu. Bunlardan kısaca bahsetmek istiyorum. Ülkemiz yanlış tanıtılmış ya da yanlış tanımak istemişler. Bana gelen ve beni çok üzen bazı sorular şöyleydi : “ Türkiye ‘de bayanların yüzleri açık mı ?“ , domuz eti yemediğimizin sebebini açıkladığımda Müslüman kelimesini duyunca “ siz terörist misiniz ?” “ülkenizde ulaşım için deve kullanıyor musunuz “, “neden tek pasaportla tüm dünyayı gezemiyorsunuz” , bunlar sadece aklımda kalan ve etki bırakanlar. Yüzlerce farklı soru aldım. Beni sevindirenlerde oldu tabi ki. Örneğin bir tane Amerikan askeri ile tanıştım. İncirlikte çalışmış savaş sırasında. Bordo berelilerimizden bahsetti her gün. Biraz korku biraz övgü ile.
Türkiye ile arasındaki farkları söylemek gerekirse; teknoloji ürünleri ucuz. Benzin ve dizel çok ucuz ( yaklaşık litresi 80 kuruş-1 lira civarında). Taze yiyecek çok nadir ve pahalı. Herhangi bir kültür yok. İnsanları aşırı derece de sabırlı. Nerdeyse her ırktan insanla tanıştım ama Türk insanı kadar zeki insan göremedim. Beraber çalıştığım tarih bölümü son sınıf üniversite öğrencisi vardı (Amerikalı) ona Amerika ‘nın toplam nüfusu kaç dedim, 15 milyon civarında dedi. Güldüm ve Türkiye ‘nin 7 milyon askeri var biliyor musun dedim şaşırdı. Türkiye de kime sorsanız nüfusu söyler. Ama Amerika da üniversite son sınıf öğrencisi kendi nüfusunu bilmiyor. 4 ay boyunca sürekli yabancılarla çalıştım ama pratik zeka sıfır denecek kadar az. Her gün yaptığı işi ertesi gün anlatmazsanız yapamıyorlar. İşte bu yüzden işverenim Türklere hayran kaldı. Ben gelirken dediği şuydu ; artık Türklerden başkasıyla çalışmam…
Ülkeler tamamen farklı. Ben ohio eyaletinde kaldım. 4 ay boyunca korna sesi duymadım. Yeşilde geçmeseniz de arkadakiler bekliyor. Ya da yolda yürürken bayan ya da bay biriyle göz göze geldiğinizde selam verip nasılsınız diyorlar. İnsanların geneli bir şeyler öğrenmek bilgi edinmek istiyor. Yabancı insanlarla saatlerce sohbet edebiliyorlar.
İnsanlar para biriktirmek nedir bilmiyorlar. Bir memurun aldığı maaş en az 4000 dolardan başlıyor ama evde yemek yapma kültürü olmadığından yada eğlenceye düşkün olduklarından birikim yapamıyorlar. Para devletle insan arasında çok hızlı dönüyor. İnsanların %70 i aşırı kilolu. İnsanlar yürümek istemiyor. Sürekli taşıt kullanıyorlar. Parklarda dahi akülü araba kiralayıp geziyorlar. Bu yüzden tembelleşme artıyor. Ama bu obez insanlar hala hamburger kola tüketiyorlar… Erkek çocuklar 18 yaşlarına geldiklerinde genelde aileden ayrılıyor. Ehliyet alma yaşı 16, sigara 18, içki , bar ve disko için 21 yaş isteniyor. Çok sayıda 16-18 yaşları arasında ya hamile yada çocuklu bayanlar gördüm. Sebebini sordum. Son yıllarda çok artış göstermiş bu durum. Nerdeyse 13-14 yaşına kadar düşmüş hamile bayanların yaşı.( Beraber çalıştığım çocuk 17 yaşındaydı çocuğu vardı.) boşanma sayısı inanılmaz derecede çok. Sağlam bir aile bulmanız çok zor. Bizdeki gibi aile kültürü ya da bağı yok. Enişte, bacanak, hala, dayı, abi, abla vs. gibi kelimeler yok. Oğlu babasına ismiyle hitap ediyor. 55 yaşındaki patronuma ismiyle hitap etmek bana çok farklı geliyordu. Eve girerken ayakkabılarımızı çıkartmamıza çok şaşırmışlardı.
Tabi ki de Türk kültürümüzü de tanıttık. Cafe İstanbul isimli Türk restorantına gittik. Cacığımızdan baklavamıza iskenderimizden adanamıza her şeyden tattırdık. En çok beğendikleri baklava ve cacık oldu. Mangal gecesi yaptık, kuru fasulye pilav yaptık, evde baklava yaptık. Dedikleri tek şey siz gerçekten çok sağlıklı besleniyorsunuz. Bunlar özetin özeti demeliyim. İyisiyle kötüsüyle 17 hafta yaşadım Amerika ‘da. Hemşerilerimden çok sayıda gurbette yaşayanlar var. Ama şunu söylemek istiyorum. Yaşadım tecrübeye dayanarak, imkanı olan herkes Türkiye dışına çıkıp gezip görmeli. Tatil ya da iş amaçlı hiç fark etmez.
Sizlere iletmek istediklerim bu kadardır. Zaman ayırıp yazdıklarımı okuduğunuz için teşekkür ederim.
|
bozkurttorunu
serdar avcı
asli
aydın cıftcı
Çok güzel bir yazı olmuş.Yazını okuyunca bir Türk olarak kendinle gurur duyuyor insan.
Çok üzüldüğüm bir nokta Türklere terörist,cahil,gelişememiş ön yargısıyla yaklaşmaları.Tabii bunun dinimiz ile alakalı olduğunu düşünüyorum.Aynı dini paylaştığımız başka milletlerin yaptığı cahillikler bizi de etkiliyor ne yazık ki.Senin de anlattığın gibi ,bizleri tanıdıktan ve medeniyetimizi öğrendikten sonra fikirlerini değiştiriyorlar.
Çok keyifle okuduğum bir yazı oldu.Teşekkür ediyorum.
Ufuk
Nuh Findik
sağlıklı besleniyorsunuz lafını mangal gecesinde soylediler üstelik. tabiki biz onlara göre saglıklı besleniyorz :)
Ercan
Gamze Koyuncu
ramazan ozer
Ercan
avrupada calıştıkları gıbı burda çalışsalar oraya gıtmelerıne gerek kalırmı sence
mustafa keskin
Ercan
amerıkadakı ınsanlar sıstem adamı sıstemın dışına cıkmazlar pıratık zeka hıç yoktur mesala bı iş yapıyosun çözumu cok pratıktır onlar bunu cözmezler sıstemı uygulamaya calışırlar bu sadece amarıka ıle ılgılı gecerlı degıl avrupanın butun ulkelerı böyledır sadece bıze en yakın ıtalyanlardır
ercan senın ıcınde sevındım yurtdışı tecruben edındın yazında guzel olmuş
mustafa keskin
ziya