|
"Eğitmenin Hasan'ın güççük oğlu."
Köyümde en son 1984'te ayçiçek tarlasında çadır kurup, bir ay kadar kalmıştım. Köye indiğimde, kahvenin önünde, selamlaştıktan sonra, kim olduğumu anlatmaya çalışırken, bir ses; "Eğitmenin Hasan'ın güççük oğlu." demişti. Çok mutlu olmuştum bu şekilde tanıtılmaktan.
Ne yazık ki, akrabalarım dışında hiç kimseyi tanıyamıyordum. Bu site sayesinde, tanışıyor, görüşmüş oluyoruz. Emeği geçen her insana ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
1958 yılında, Abdil oğlu Hasan ve Bayram kızı Güllü Koyuncu'nun 4. çocuğu olarak Yeniköy’de doğdum. İlkokul 1. sınıfın 2. döneminde Eskişehir'e göç ettik.
İlkokul, ortaokul, Ticaret lisesi’ni Eskişehir’de bitirdim. Eskişehir Eğitim Enstitüsü İngilizce bölümü son sınıfa kadar okuduktan sonra, İstanbul, Marmara Üniversitesi, Atatürk Eğitim Enstitüsü İngilizce bölümüne geçiş yaparak, oradan mezun oldum.
1981'de Isparta Merkez Ortaokulu'na tayin oldum.
1982'de Isparta, Gelendost kazası İmam-Hatip Lisesinde bir yıl öğretmenlik yaptıktan sonra
1983'te istifa edip, İsviçre'ye gittim. 1984'te geri geldim.
Aynı yıl Eskişehir'de özel bir kursta çalıştım, daha sonra
1986'da İngilizce ve bilgisayar eğitim veren bir kurs yeri açtım.
1991'de evlendim. 1994'te, ticari hayata uygun bir yapım olmadığını anlayınca, özellikle öğretmenlik yönüm öne çıktığından, çalışmaktan yoruldum. İş yerini devredip, İstanbul'a taşındım.
1998'de İstanbul'da, özlemini duyduğum öğretmenliğe geri döndüm. Halen Beylikdüzü'nde Mehmet Gesoğlu İlköğretim Okulu'nda İngilizce öğretmeni olarak görev yapıyorum. Verimli olduğuma inandığım sürece görevime devam etmeyi düşünüyorum. Emekli olmayı daha düşünmüyorum. Ömür boyu mutlu olmanın birinci koşulu sevdiğin işi yapmaktır. Sıradan bir insan olarak yaşamayı en büyük mutluluk kaynağı olarak gördüm. Bana göre, dünyada kalıcı olan tek şey, dostluk, arkadaşlık yapabilmek ve sevgi dolu yaşayabilmektir.
Öğretmenlik mesleğimin, yıllara dayanan birikiminden, gençler için bir çıkarımda bulunmam gerekirse; “Yaratılanı hoş gör, yaratandan ötürü” diyen bir Yunus Emre’miz olduğu halde, İnsanlarımızda hoşgörü eksikliği olduğu kanısındayım. Hiçbir ulus düşmanımız değildir. Tek düşmanımız, bilgisizliktir. Örneğin; Beethoven’in “Türk Marşı’,” Mozart’ın “Rondo ala Turca, Saraydan kız kaçırma” adlı bestelerini dinleyin ve kendinize sorun, bu eserler ile bizi yücelten insanları anmak için, hiç olmazsa, adlarını verdiğimiz birer park olsaydı. Bir dostluk nişanesi olmaz mıydı? Devletlerin yanlış politikaları olabilir, Ama milletler dostluk kurabilir, bu hoşgörünün başlamasıyla mümkündür.
2008'de evliliğim noktalandı. İki kızım ile birlikte hayata kaldığım yerden devam ediyorum. Simten 18 yaşında, Vali Muammer Güler Anadolu Öğretmen Lisesi, son sınıf öğrencisidir. İpekten 14 yaşında Büyükçekmece Atatürk Anadolu Lisesi 1. sınıf öğrencisidir.
Tüm hemşerilerime; sevdikleri ile birlikte, mutlu, sağlıklı, uzun ömürler yaşamalarını diliyor ve Allah muhabbetimizi artırsın diyerek, yürekten kucaklıyorum.
|
badi omar alhan
Abdil Baki Koyuncu
necmettiin koyuncu
karabagli43
Mevlüt ALHAN
omer ALHAN
ziya
emirdağ dünyanın her yerine yayılmış tamamda....YENİKÖY mü büyük EMİRDAĞMI?:)))))
omer ALHAN
cengiz cankaya
ziya