|

Mayıs Ayı Portremiz olan Veysel Buğdaycı'nın hayatını kendi anlatımından okuyalım:
01.06.1959 tarihinde şimdi rahmetli olan(Allah rahmet eylesin) Hasan ve Döne Buğdaycı ‘nın yaşayan 4’ncü çocukları olarak komşu köyümüz olan Veysel köyündeki Veysel Karani’nin türbesine bağlanarak bu da yaşasın ölmesin diye ki benden önceki abla ve ağabeylerimin yaşamaması ölmesi nedeniyle dünyaya getirdikleri ismimi de buradan hareketle koydukları Veysel Buğdaycı’yım. Çocukluğumla ilgili hatırladıklarım, kışın yağan yoğun kar nedeniyle ev’le ahır, ahırla kuyu arasında açılmış olan, arasında zevkle dolaştığım, yollardı.Birde rahmetli babamın bu gün hava çok sert koyunlara canavar gelebilir dediğini hatırlarım.1966 yılı köyümüzde ilköğrenimime başladım. Okulumuzun mevcudu o yıllarda 200’ün üzerindeydi, şimdi kaç öğrencisi var okulumuzun bilemiyorum. Çok güzel bir beş yıl ki hayatımda, hala hatırladıkça içimi sızlatır. Ferhetlerin Derviş’i bilir misiniz bilmem, şimdi rahmetli (Allah rahmet eylesin.) okulumuzun hademesiydi.
O yıllarda marşal yardımı kapsamında okulda süt verilirdi. Bu sütleri de Derviş amca dağıtırdı. Birer tane süt içmek için bardaklarımız vardı. Yanında da börek verilir miydi, onu tam hatırlayamıyorum. İlkokul yıllarımızda çevre köylere nisan mayıs aylarında geziler düzenlenirdi futbol maçları düzenlenirdi. Traktörlerle taşınırdık komşu köylere ne güzel arkadaşlıklar kurulur, yaşanırdı. Çocukluk rüyalarımı süslerdi günlerce bu dostluklar. İlkokulu 1971 yılında bitirdim, ancak parasız yatılı liseyi kazanamadım. Benim için rüya bitmiş gibiydi ama devam etmeliydi. Eylül ayı gelmekteydi. Ben okumak istiyordum, anneme yalvardım, ağladım. Rahmetli, oğlum "Paramız yok babanın parası yok seni okutamayız "dedikçe benim için umutlar tükeniyordu. Kul sıkışmayınca Hızır yetişmez derler ya rahmetli Hüseyin amcam bize geldi babama ben oğlumu okula yazdıracağım istersen senin oğlanı da yazdıralım pansiyonun ilk taksidini de ben veriririm sonra bakarız deyince dünyalar benim oldu. Burada Rahmetli Hüseyin amcamı saygıyla anıyorum. Allah rahmet eylesin. Babamın da olumlu yaklaşımıyla benim için yeni bir hayat başladı. Amcam oğlu Mustafa Buğdaycı ve yaklaşık 12 ya da 13 kişilik bir grup BOLVADİN LİSESİ’nin orta kısmına kayıtlarımızı yaptırdık. Kimlerdi bunlar Celal Alhan okuldaki idolümüzdü. O şimdi hakkın rahmetine kavuştu bize şaka yaptı. Okulda da sürekli şaka yapardı, ama bu kez içimizi gerçekten acıttı çünkü sevgili yiyenlerim Öner ve İrfan’ın babaları canlarım Meral ve Döne’nin dayısı olmuştu, Allah yattığı yeri cennet eylesin, Amin. Ahmet Alhan, Ali Alhan, Hüseyin Koyuncu, Ramazan Yılmaz, Hasan Koyuncu, kardeşim Veli Buğdaycı, Hüseyin Alhan. Yine de ismini hatırlayamadığım arkadaşlar varsa kusura bakmasın beni affetsin.Dolu dolu teşekkürler, takdirnamelerle geçen yıllar 1977 yılında lise diplomasıyla son buldu. Bu süreçte hatırda kalanlar olarak bir onbeş tatilinde izine giderken Toklucak köyünden akşama doğru kar yağışı altında sırtımızda kirli torbalarımızla yürüyerek karlara bata çıka köpek havlamaları eşliğinde köye gidişimiz hala hafızalarımda kayıtlıdır. O kadar üşümüzdük ki eve vardığımızda korkumuzdan üşümedik deyip, tatilin bir haftasını yatarak geçirmiştim. Yine ortaokuldayken maddi durumu iyi olan bir ailenin çocuğuna ders verip 75 lira kazanmıştım.O parayla da kendime İspanyol paça pantolon yaptırmıştım. Bu benim için ayrı bir önem arzetmektedir.
1977 yılında Afyon Mali Bilimler Fakültesi girip 1981 yılında mezun oldum.
1981 yılı Temmuz 22 de halamın kızı çok sevgili eşim Gülten Alhan ile evlendim.
1982 yılında yedek subay olarak askere gittim.
1983 yılı askerlik dönüşü Emirdağ’da kurulu özel bir şirkette işe başladım.
1984 yılında büyük kızım Meral dünyaya geldi, şu anda pratisyen doktor çıktı. Uzmanlık sınavlarına hazırlanıyor.
1985 yılında ikinci kızım Döne doğdu. Ortadoğu Teknik Üniversitesi Elektrik ve Elektronik mühendisliği bölümünü bitirdi, şu an aynı okulda yüksek lisans yapmakta ve asistan olarak görev yapmaktadır. Hayatın her alanında yanımda olan bana yaşam gücü veren, her ikisi ile ayrıca gurur duyduğum canım kızlarımı çok seviyorum, bahtları açık olsun diyorum.
1984 yılında açılmış olan memuriyet sınavına girip kazanarak 11.03.1985 gümrük muayene memuru olarak gümrük teşkilatında göreve başladım.
Şu an emekliliğimin geldiği bu teşkilatta yurdun değişik yerlerinde görev yaptım, ülkemi tanıdım, insanlarını tanıdım. Her gittiğim ve görev yaptığım yerlerden büyük keyif aldım. 2001 yılında eşim Gülten’i kaybettim benim için küçük kıyamet kopmuştu. Allah rahmet eylesin, yattığı yer cennet olsun. Hayat devam ediyordu. Kızlarımın büyük desteği ile hayata yeniden tutunmaya başladık ve çok şükür bu günlere geldik.2005 yılında ikinci evliliğimi yaptım ve 2006 yılında üçüncü kızım Merve hatun aramıza katıldı. Benim hayat hikayemdeki detaylara fazlaca girmemdeki amacım bugünkü köyümüz gençlerine geçmişten ders almaları, elindekilerinin kıymetini iyi bilmeleri, geleceğe umutla bakmalarını, okumalarını, okumalarını ama mutlaka okumalarını anlatabilmekti. Hoşça kalın, sevgiyle kalın.
|
Ben AHL Gümrüğünden Kemal. Abi seninle görüşmeyeli çok uzun zaman oldu. Kendine çok iyi bak. Hayatında başarılarının devamını ve mutluluğunu diliyorum. İstanbul' dan ailene ve sana kucak dolusu selamlar.
Kemal Özkan
YUNUS
bundan sonraki yasaminda saglik ve mutlulugun seninle olmasi dilegiyle.
cansu
Cansu
Veysel abim zeki,çalışkan,mütevazi,memleke tini seven bir çok değerli hasletleri içinde barındıran memleketimizin yetiştirdiği kendisi ve çevresi ile barışık can dostu bir insandır.Sağlık,mutluluk ve esenlikler diliyorum,selam ve saygılarımla.
Enüs Koç
cengiz
veysel abimizde bunlardan birtanesi
kendisine sağlık ve mutluluk içinde bir ömür geçirmesini dilerim
cafer koç
Taner Bugdayci
omer Bugdayci
Aysun Bugdayci
amca seninle gurur duyuyoruz,islerinnen basarilar dileriz!
mervenin gozlerinden opuyorum
yigenlerinden selamlar
gulten bugdayci
omer Bugdayci
musa
harun eksi
Hayat hikayen gerçekten çok etkileyici, zorluklar altında okumanın ve başarmanın güç olduğu zamanda zoru başarmışsınız. Bugünlerde ise okumak için birçok seferberlik yapılırken okuyan insanlarımızın azalması üzücü. İnşallah hayat hikayenizi okuyan gençlere örnek olursunuz. Saygılarımla..
ziya