|
28/10/1957 tarihinde köyümüzde dünyaya gelen Veli ve Necibe oğlu Cumhur Çermek (Bayram) ilkokulu köyümüzde okumuş, ortaokulu Çifteler - Kayı köyünde yatılı olarak okuyup bitirmiştir. Köyümüzün ilk polisi olan Cumhur Çermek’in yaşamının daha sonrasını kendisinin anlatımından okuyalım.
Çok sevdiğim, rahmetle andığım babamın rahatsızlığı nedeniyle çalışamaması ve yoksulluk ailenin büyük oğlu olmam, aileye bakmakla yükümlülük sorumluluğumdan dolayı çok sevdiğim okumaya başarılı bir öğrenciyken devam edemedim. Ortaokul bitti köye geldim, 15 yaşındayken rahmetli Hıntış dede bizim eve geldi 1 aylığına çalışma teklif etti ve hıntışlar kapısında çalışmaya başladım. Daha sonra ALLAH uzun ömür versin eşine ve kendisine Mehmet Yıldırım Abi’nin kapısında askere gidene kadar (arada kısa kesintiler oldu ) kamyon, biçerdöver ve çiftçiliğin her türlü işinde çalıştım. Elimden geldiği kadar kardeşlerim, anam, babam muhannete muhtaç olmadan yaşamamız için çalıştım.
Daha sonra askere gittim. Topçu çavuş olarak Erzurum da askerlik görevimi yapıp köye döndükten sonra Orhan Karabağlı Abi’nin kamyonunda şoförlüğe başladım. Çalışırken kan kardeşim Yaşar Çallı ve çok sevdiğim arkadaşım Hasan Koyuncu’nun baskılarıyla polisliğe başvuruda bulundum(o zaman kamyon şoförlüğünün maaşı daha yüksekti).Ankara Kırıkkale silah fabrikasına Kocaeli ilinden askeri hurda yük sardım boşalttıktan sonra parasını almak için Ankara’ya geldim. Parayı beklerken Emniyet Genel Müdürlüğüne imtihan gününü öğrenmek için telefon açtım. Yarın saat 9 da İzmir de kordonda bulunan bir lisede imtihana girmem gerektiği söylendi. O zaman iletişim çok zor, beni köyden arıyorlar bulamıyorlar. Bende Orhan Abi’yi arayıp kamyonu Polatlıda teslim ettim. İzmir’e geçtim, imtihanı kazanma neticesi temmuz ayında (1979) Bornova polis okulu 3.dönem kurslarına başladım. 6 ay eğitim görecektik ama Adana Emniyet Müdürü Cevat Yurdakul şehit edilince sağcı solcu diye polislerinde ikiye ayrılması neticesi Adana polisinin çoğu sürgüne gönderilmişti ve bizim okulu 3 ay sürede kestiler okulun yarısını Adana’ya toplum zabıtasına tayin ettiler. Ekim 1979 da Adana da toplum zabıtasında göreve başladım.1 ay sonra 25 kişilik vurucu tim ekibine şoför seçildim ve hepimizi Bolu komando tugayına 45 günlük eğitime gönderdiler ve o yıllar Adana Türkiye’de en çok olayın olduğu terör merkeziydi. Çok olaylara müdahale ettik ölümlerden döndük. Ekibimizin adı ölüm işaretleriyle duvarlara yazıldı.12 Eylül İhtilalı oldu işimiz daha ağırlaştı ve 1981 haziran ayında İzmir Gürçeşme Polis Okuluna 2 ay süreli Adana kadrosundan ben ve bir arkadaşım narkotik kursuna girmeye hak kazandık. (Türkiye’nin ilk narkotik kursu uyuşturucuyla mücadele DIE yani ABD ve Avrupa devletlerinin organizasyonluğunda yapıldı. O yıllarda hemen hemen bütün teknik malzemeler ve kullandığımız otolar dahi oralardan gelirdi.) Kurs bitimi Adana Narkotik Şubede göreve başladım. Adana’da olduğum yıllarda köyümüzün kamyoncuları sık sık Adana’ya gelirlerdi hepsiyle elimden geldiği kadar canı yürekten ilgilenmişimdir. Diğer konularda da karşılaştığım veya bana bir türlü işi düşen köylüm olmuşsa canı yürekten ilgilenmişimdir. Tabii bu işlerin yoğunluğunda alışveriş yaptığımız marketin sahibinin (kayın babamı da rahmetle anıyorum) kızına aşık oldum. CENABI HAKKIN yazgısıdır. 1982 yılında evlendik bir oğlum bir kızım var, isimleri Murat ve Açelya çalışıyorlar işleri iyi mutluyum huzurluyum bir sıkıntım yok. Alkol ve sigara vardı bir yılı aştı tövbe ettim çok sağlıklıyım (Alkol ve sigarayı içmemeyi de her insana tavsiye ederim). Polisliğe Adana, Mardin, İzmir ve İstanbul narkotik şubelerinde devam ettim. Sayısız isimlerini açıklayamayacağım büyüklü küçüklü operasyonlara katıldım. İnsanlar Türk yabancı fark etmez zehirlenmesin diye büyük bir özveriyle başarılı bir görev yaptım. Çok sayıda takdirname ve para ödülü aldım. Türkiye’de narkotik şubede adı şaibeye karışmadan en uzun çalışanlardan birisiyim. 2000 yılında emekli oldum. Emeklilikten sonra marketçilik yaptım. Rahmetli Ecevit krizinde işler bozulunca devrettim. Daha sonra bir arkadaşla Amerika’ya mermer ihracat işine girdim. Yüklü çok güzel bir işti arkadaşımın ihanetine uğradım çok zarar ettim. Şahsı bacaklarından vurdum, bir sürü insan gönderdiğim ceza evine (metris)girdim, 2 ay yattım. (Bu olay gerekmeyebilirdi ama benim içimde insana ihanet olmadığı için taşıyamadım yaptım pişmanda değilim.) Cezaevinden çıktıktan sonra emekli olmuş ünlü bir narkotik şube müdürünün tavsiyesiyle güvenlik şirketi beni İstanbul’un en büyük ticaret merkezi olan İDTM İstanbul Dünya Ticaret Merkezine güvenlik müdürü yaptılar. 3 yıl süreyle burada çalıştım. Şu anda çalışmıyorum elimden geldiğince ibadetimi yapmaya çalışıyorum(ALLAHIM KABUL EDERSE).
Evet Yeniköylü kardeşlerim, benim yaşamımım en kısaltılmış haliyle anlatımı budur. Ben köyümün insanını akrabam olsun olmasın(köyümüzde olan şu bizim taraftan sizin taraftan olayından hep nefret etmişimdir) yoksullukla geçse de sılamı çok sevmişimdir. Her zaman burnumda tütmüştür ve halende tütmektedir. Büyüğünden küçüğüne gurbettekinden köydekilerine hepsine selam olsun. İşleri güçleri rast gelsin. ALLAH’IM HEPSİNE SAĞLIKLI VE HUZURLU GÜNLER NASİP ETSİN. Sevgi ve saygılarımla.
CUMHUR ÇERMEK
(BAYRAM)
|
veli çermek
cumhur cermek
ritvan ekşi
ali eksi
cumhur çermek
karabaglı
erdinç erboy
Gamze Koyuncu
ERTUĞRUL ASLAN
kerimeksioglu
cemil sevinç
Tkili_Kizi
ucar haci
rifat ekşi
yaşar çallıyla beraber çekilmiş bir resmini göndermesinede sevindim yaşar çallı benim halamın oğlu ve lisede edebiyat öğretmenimdir
burdan her iki abimizide anmış olup başarılarının devamını diliyorum
cafer